Çanakkale Geyikli Gezisi – Honda Crossrunner VFR800x

Bozcaada VFR800x

4 yıllık motosiklet kariyerimde hep içimde kalan bir atraksiyondu, günde 500 km gidip bir gezi yapmak istiyordum. Crossrunner Vfr800x almış olmanın getirdiği gaz ile Çanakkale – Geyikli’ye bir gezi yapmaya karar verdik.

Her zaman olduğu gibi bu yolculuğa; Ceyhun ve Esin de dahil oldular. Yani bir adet Yamaha Nmax 155 ve iki adet Crossrunner ile yola koyulduk.

Rotayı gezebilecek şekilde belirledik, ilk hedefimiz ise bir türlü gidemediğimiz Uçmakdere oldu. Crossrunner’ın viraj kabiliyetini görmek, biraz alışmak istiyorduk, fazlasıyla deneyimlemiş olduk. Uçmakdere’ye kadar olan yakıt tüketimimiz 100 kilometrede 4.1 litre idi. Uçmakdere’den çıkarken benim ortalamam 4.6 litrelere kadar yükselmişti.

Uçmakdere

Uçmakdere’den aşağı inince, deniz kenarında, çok huzurlu bir ortamda İstanbul’dan getirdiğimiz kahvelerimizi yudumladık.

Uçmakdere Sahil

Geyikli’de yazlığa vardığımızda yakıt ortalamamız 4.3-4.4 bandına geri düşmüştü. Bunun başlıca sebebi ise aramızdaki Nmax tabii ki. Maksimum hızı 125 km/saat olan bu minik canavar ile gezerken tempomuzu mecburen ona göre ayarlıyoruz. Seneye yapmak istediğimiz yollar için Esin’e bir adet Honda Nc750s aldığımızı da ayrıca belirtmem gerek, seneye bu yakıt ortalamalarını tutturmak zor olabilir.

Bol molalı gidiş yolumuzu toplamda 7 saatte tamamkadık ve Geyikli’ye güneş batmadan girmiş olduk.

Honda Crossruner Vfr800x Çanakkale / Geyikli

Ertesi gün motosikletlere benzin almamız gerekiyordu ama Bozcaada feribotuna da yetişmek zorundaydık. Bu yüzden benzin alma işini Bozcaada’ya bıraktık. Bu arada; feribot ile adaya geçecek iseniz, feribot sırasından korkmanıza gerek yok. En öne geçip, biletinizi alabilirsiniz.

Rüzgar güllerinin oraya gidip, sandalyelerimizi açıp keyif yapmadan olmazdı.

Esin ve benim en uzun yolumuz oldu bu gezi aslında. Yolculuğumuzun sonunda ikimizin de hem fikir olduğu tek bir konu vardı: Motosiklet ile gezmek, herhangi bir taşıt ile gezmekten çok daha zevkli! O gün bugündür, seneye ne yapabiliriz diye düşünüyoruz. İstanbul’da motor binmek ile, dışarıda gezmek arasında çok büyük farklar var, artık bundan eminim. Evde oturmayın, sürün!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir