Renault Fluence 1.5 Dci EDC İncelemesi

Evet evet, bu ara kafayı Fluence’a taktım. Renault’un ülkemizde ürettirdiği, otomatik yani edc şanzımanlı Fluence ile yaklaşık 2 aydır sevişiyoruz. Neden mi?

Her şeyden önce, çok az yakıyor ve çok ferah! Böyle düşünmemdeki en büyük sebep evdeki otomobil ve motosikletlerim olabilir. Crossrunner, Megane Rs ve Clio Rs, bunların hepsi yakıt düşmanı. Doğal olarak, işe git – gel yaparken insan bazen ‘ulan zaten trafik var, az yakan bir şeylere binmek gerek’ diyor.

Boyun fıtığı teşhisinden sonra, bir süre motordan uzak kalıp otomobile binmek istedim. Megane Rs’e hem kıyamıyorum hem de çok yakıyor, bu sebepten Fluence’a binmek akıllıca geldi. Depoyu full’edim, yağ değişimini kendim yaptım ve kullanmaya başladım.

Full depo ile 1300 kilometre giderim diyordu en başta, şu an 850 km oldu daha 250 km giderim diyor 🙂 Yakıt ortalaması 5.5 litre, hız ortalamam ise 32-33km. Yani hep trafikte kullanıyorum, bu trafikte bu yakıt ortalaması gerçekten şahane. Bu otomobil otomatik şanzımana sahip, manuel olsa ohoooo…

4 kişi çok rahat yolculuk yapabiliyor, bagaja yaklaşık 8 ceset sığabiliyor. Yani yer açısından tam Türk milletine göre bir otomobil. Ben çok sevmesem de insanın bazen iç hacmine ihtiyacı olabiliyor.

Eleştirilebilecek yönleri elbette var:

1- Süspansiyon sistemi. Çok ama çok konfor odaklı süspansiyon sistemi mevcut bu yüzden salınım çok fazla.

2- Malzeme kalitesi, tabii ki düşük.

3- İnsanların bakış açısı. Bu otomobili kullanırken ‘Doblo’lu enişte’ imajına sahip olduğumu hissediyorum.

Sonuç olarak; yaklaşık 70k TL gibi fiyatlara alınabilecek dizel – otomatik seçenekleri belli. Parça ucuzluğu ve bolluğu, iç hacmi, yakıt ekonomisi gibi sebeplerden dolayı, Fluence bence harika bir otomobil.

Boynumdaki ağrılar azaldı, kendisini yakın zamanda yeni sahibine uğurlarım. Güle güle Fluence! Seni iyi hatırlayacağım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir